Günümüz Ebeveynliğinde Mutluluk, Kaygı ve Gerçekçi Beklentiler! Günümüzde ebeveyn olmanın anlamı, geçmişe kıyasla çok daha karmaşık bir hâl aldı. Akademik başarı baskısı, sosyal çevre kaygısı, ekran süresi tartışmaları, yetenek geliştirme beklentileri ve “iyi bir gelecek” arzusu; anne babaların omuzlarına her geçen gün daha fazla yük bindiriyor. Tüm bu çabanın merkezinde ise tek bir soru yer alıyor: Mutlu çocuk yetiştirmek gerçekten mümkün mü?
Uzmanlara göre bu soru, günümüz ebeveynliğinin en temel ama aynı zamanda en zor sorularından biri. Çünkü modern dünyada çocuk mutluluğu, yalnızca bireysel ebeveynlik becerileriyle açıklanamayacak kadar çok boyutlu bir mesele hâline gelmiş durumda.
Erken çocukluk alanında çalışan akademisyen Dr. Büşra Kumru, çağımızda ebeveynlerin çocuklarının mutluluğu konusunda yoğun bir kaygı yaşadığını belirterek, bu kaygının çoğu zaman “iyi ebeveyn olma” isteğinden beslendiğini vurguluyor.
“Günlük hayatın temposu içinde ebeveynler bir yandan kendi sorunlarıyla baş etmeye çalışırken, diğer yandan çocuklarının duygusal, sosyal ve akademik gelişiminden sorumlu olmanın baskısını hissediyor. Bu durum, çocuk yetiştirmeyi doğal bir ilişki süreci olmaktan çıkarıp sürekli ölçülen ve kontrol edilen bir projeye dönüştürebiliyor,” diyor Dr. Kumru.
Çocuk Mutluluğu Neden Giderek Daha Zorlaşıyor?
Güncel araştırmalar, çocuk mutluluğunun yalnızca aile içi tutumlarla sınırlı olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Oxford Üniversitesi ve Birleşmiş Milletler iş birliğiyle hazırlanan World Happiness Report’ta Türkiye’nin 94. sırada yer alması, toplum genelindeki iyi oluş düzeyine dair çarpıcı bir tablo sunuyor.
Öte yandan UNICEF Türkiye Çocuk Araştırması sonuçları da dikkat çekici: Türkiye’de çocukların yaklaşık üçte biri kendini mutlu hissetmediğini ifade ediyor.
Bu veriler, çocukların duygusal dünyasının;
-
sosyoekonomik koşullar,
-
eğitim sistemi,
-
dijitalleşme,
-
sosyal çevre,
-
aile içi iletişim
gibi birçok faktörün kesişiminde şekillendiğini gösteriyor.
Dolayısıyla “mutlu çocuk” kavramı, sürekli gülümseyen, hiç üzülmeyen ya da sorun çıkarmayan çocuk anlamına gelmiyor. Aksine, çocuk mutluluğu; kendini güvende hissedebilme, duygularını ifade edebilme ve zor anlarda destek görebilme hâliyle doğrudan ilişkili.
Mutluluk Sadece Neşe Değildir
Uzmanlara göre çocuklar için mutluluk; yalnızca iyi hissetmekten ibaret bir kavram değil.
Bu iyilik hâlinin içinde:
-
duyguları tanıyabilme
-
stresle baş edebilme
-
hayal kırıklığına dayanabilme
-
güvenli bağlar kurabilme
-
destek gördüğünü hissedebilme
gibi beceriler de yer alıyor.
Dr. Büşra Kumru, çocukların duygusal tepkilerinin yetişkinlere kıyasla daha yoğun yaşandığını ve bunun gelişimsel olarak son derece doğal olduğunu vurguluyor:
“Çocuklar kaygı, korku, öfke ya da hayal kırıklığı gibi duyguları güçlü tepkilerle ifade edebilir. Bu durum çoğu zaman ‘abartı’ olarak görülse de çocuk için yaşanan duygu son derece gerçektir. Burada önemli olan, bu duyguları bastırmak değil, anlamlandırabilmesine yardımcı olmaktır.”
Çocuğun Gözünden Bakabilmek Neden Bu Kadar Önemli?
Ebeveynler stresli anlarda çoğu zaman farkında olmadan kendi çocukluklarından öğrendikleri tepkilere geri döner. Dr. Kumru bu durumu “otomatik pilot ebeveynlik” olarak tanımlıyor.
“O anda çocuğu susturmak, durumu hızlıca çözmek ya da ‘büyütmemek’ ebeveyn için pratik görünebilir. Ancak bu yaklaşım, çocuğun duygularının anlaşılmadığı hissini güçlendirebilir.”
Çocukların sınırlı kelime dağarcığı ve henüz gelişmekte olan duygu düzenleme becerileri nedeniyle yaşadıklarını büyük tepkilerle ifade etmeleri son derece doğaldır. Ebeveynin burada yapabileceği en güçlü şey; durmak, dinlemek ve çocuğun hissettiği duyguyu kabul etmektir.
Bakış Açısı Çocuk Mutluluğunu Nasıl Etkiler?
Çocuklar dünyayı büyük ölçüde ebeveynlerinin bakış açısından öğrenir. Sürekli olumsuzluklara odaklanan, şikâyet eden ya da yoğun stres yaşayan ebeveyn tutumu; çocukların da olayları tehdit olarak algılamasına neden olabilir.
Buna karşılık, hayatın zorluklarını inkâr etmeden ama olumlu yanları da fark edebilen bir yaklaşım, çocukların duygusal dayanıklılığını güçlendirir. Dr. Kumru’ya göre burada amaç, çocuklara “her şey güzel” demek değil; “zorlanabilirsin ama bununla baş edebilirsin” mesajını verebilmektir.
Kesintisiz Aile Zamanı Küçük Ama Etkili Bir Anahtar
Günümüz ebeveynliğinin en büyük handikaplarından biri de birlikte geçirilen zamanın niteliği. Telefonlar, bildirimler ve ekranlar, farkında olmadan aile içi iletişimi bölüyor.
Oysa teknolojiden arındırılmış kısa zaman dilimleri bile çocuklar için son derece kıymetli. Birlikte yemek yapmak, günün nasıl geçtiğini konuşmak ya da yalnızca sohbet etmek; çocuğun kendini görülmüş ve değerli hissetmesini sağlıyor.
Araştırmalar, özellikle erken çocukluk döneminde aileyle ve akranlarla kurulan sıcak ilişkilerin; daha düşük kaygı düzeyi ve daha yüksek mutluluk algısıyla ilişkili olduğunu gösteriyor.
Mükemmel Çocuk Değil, Güvende Çocuk
Dr. Büşra Kumru’ya göre mutlu çocuk yetiştirmek, kusursuz ebeveynlik anlamına gelmiyor. Çocukların her zaman neşeli olması gerçekçi bir beklenti değil.
“Mutluluk, sürekli iyi hissetmek değildir. Üzüntü, öfke ve hayal kırıklığı gibi duygularla baş edebilmeyi öğrenmek, uzun vadeli psikolojik iyi oluşun temelidir.”
Bu nedenle ebeveynlere önerilen şey; hatasız olmak değil, duygusal olarak erişilebilir olmaktır. Çocuklar için en güvenli ortam, her duygunun kabul edildiği ama yalnız bırakılmadıkları bir ilişki alanıdır.
Uzman Görüşüyle Özet
Bugünün dünyasında mutlu çocuk yetiştirmek;
-
çocuğu her an mutlu etmeye çalışmak değil,
-
zor duygularla baş edebilmesine eşlik etmek,
-
onu anlamaya çalışmak ve
-
güvenli bir ilişki zemini sunmakla mümkün oluyor.
Dr. Büşra Kumru’nun da altını çizdiği gibi, mutlu çocuklar kusursuz ortamlarda değil; anlaşıldıklarını hissettikleri ilişkiler içinde büyüyor.
Dr. Büşra Kumru Kimdir?
Dr. Büşra Kumru, erken çocukluk döneminde (0–6 yaş) çocuk gelişimi, aile–çocuk etkileşimi ve okul öncesi eğitim alanlarında çalışan bir akademisyendir. Doktora eğitimini University of Edinburgh’da tamamlamıştır. Çocukların dijital dünyayla ilişkisi, oyun ve doğa temelli öğrenme, nitelikli okul öncesi eğitim ve çocuğun iyi olma hâli üzerine ulusal ve uluslararası yayınları bulunmaktadır. Bilimsel bilgiyi ebeveynlik pratiklerine dönüştürerek aileler ve eğitimciler için rehber içerikler üretmektedir.
Kaynak: Bihaber.TR

